Nuray Sancar
7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılan NATO zirvesine üye ülkelerin birçoğuyla sorunlu olarak katılan Trump ‘Aslında katılmak istemediğini Ankara’ya Erdoğan’ın hatırına geldiğini, ondan çok memnun olduğunu’ söylerken cebinde Türkiye’den beklentilerini içeren bir teklif ve proje vardı. Trump övgülerini bedavaya sarf etmez. Nitekim bu toplantıda Ortadoğu meseleleri gözden geçirildi ve Türkiye’ye Hürmüz mayınlarının temizlenmesi gibi bir görev düştü.
Yıllar önce Soros ‘Türkiye’nin en iyi ihraç malı ordudur’ diye konuşmuştu. Trump da şahsi övgülerinin arasına Türkiye’nin ne kadar güçlü bir ordusu olduğunu da sıkıştırdı. ‘Benim her istediğimi yaptılar’ diye de övündü. Trump’ın Türkiye’ye muhabbetinin sonuçları yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Geçen yıl ilan edilen ABD’nin ulusal güvenlik stratejisinde ABD’nin önceliği Kuzey ve Güney Amerika olacak; Avrupa kendi güvenliğinin maliyetini kendisi karşılayacak; Ortadoğu ise Türkiye ve İsrail gibi ‘vekil’ güçler üzerinden kontrol altına alınacaktı. Çin ise ticari yaptırımlarla uluslararası pazarlardan kendi iç pazarına hapsedilecekti.






