25 Ekim 2026 Nûmedya24
Akın Olgun
Köşe Yazarı

Akın Olgun

1975 yılında Ankara’da doğdu. 1990’larda siyasi faaliyetleri nedeniyle 7 yıl cezaevinde kaldı. 19 Aralık 2000 tarihinde adına “Hayata Dönüş” denilen kanlı operasyona maruz kalan tutuklulardan biri oldu. 2002 yılındaki tahliyesinin ardından İngiltere’ye yerleşti. Akın Olgun çeşitli haber portallarında ve sitelerinde köşe yazarı olarak, insan hak ve özgürlüklerini konu alan yazılarıyla, düzenli olarak okurlarıyla buluştu. Cezaevi ve ölüm oruçları sürecini anlattığı ilk kitabı Adları Saklıdır dışında, Ecel Öyküleri, Karanfil Mevsimi, Kül Sesleri, Elalem, Tahtakuruları ve Kargalar Meclisi isimli beş kitabı bulunmaktadır. Olgun’un kitapları dışında İngiliz Film Enstitüsü’nün desteğiyle Kül Sesleri ve Elalem kitaplarından uyarlanan Beyaz ve Elveda isimli kısa filmleri yayınlandı. Ardından senaristliğini ve yapımcılığını üstlendiği kısa filmi Fısıltılar, Feel The Reel International Film Festivali’nden ödülle döndü.

99 yazı Son yazı: “Süreç, Riskler, Söylemler” Sayfa 2/13

Sayfa 2

Arşiv →
Akın Olgun yazdı

Yeni Parti, “Normalleşme” siyasetine döner mi?

Bir ders çıkarıldığı kabulünden haraket edersek; “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin alacağı ivme, bölgesel gelişmelerin yaratacağı ekonomik ve siyasal fırsatlar, Türkiye’nin ikinci yüzyılı için düşünülen ve Kürt sorununun çözümüyle büyük bir rahatlamayı hedefleyen modelleme, Yeni Parti’nin rol alacağı bir ortaklaşma ve uzlaşı zemini yaratabilir. Daha doğrusu, Türkiye’nin ikinci yüzyılı fikriyatı ile “barış ve demokratik toplum” paradigması arasında bir uzlaşı zemini olduğu çok net ve Özgür Özel, “normalleşme” siyasetiyle attığı ama yarım kalan adımı, Yeni Parti ile yeniden ve deneyimlenmiş olarak daha sağlam atabilir.

Akın Olgun yazdı

Odağını korumak ama neden?

Çünkü artık görünür olacak şekilde, Dem Partili kesimlerin odağı, daha çok CHP etrafındaki tartışmaların içinde kendini gösteriyor. Bu, İmralı’nın kurduğu “Demokratik Cumhuriyet” merkezli stratejinin, büyük örgütsel dönüşümün ve Türkiye’nin ikinci yüzyılının kurucu gücü olma iddiasının, CHP tartışması içinde soğutulması riskini barındırıyor. Durum; bu riskin nasıl ve neden ortaya çıktığı, bir sürüklenme oluyorsa sebepleri nedir gibi sorulara cevap vermeyi sanırım zorunlu kılıyor.

Akın Olgun yazdı

İkinci Yüzyıl Türkiye’sinin derdi neyi geriyor?

Türkiye’nin ikinci yüzyılı yeni bir kapı aralamaya mecbur. Demirtaş’ın,“İçinden geçtiğimiz radikal değişim sürecini doğru algılayıp iyi analiz edebilenler eğer ki ahlaki, cesur bir duruş sergileyerek Türkiye’de büyük bir uzlaşmanın kapısını açabilirse işte o zaman kazanımlar on değil elli olur, yüz olur” cümlesi biraz da bu kısma denk düşüyor. O “Radikal Değişim” den ise hemen her kesim payını alıyor.

Diğer yazarlar

Tümü →