4 Kasım 2026 Nûmedya24
Ekonomi

'Halktan ve emekten yana bir bütçeye hakkımız var'

TMMOB'dan bütçe açıklaması

TMMOB, 2027 yılı bütçesine ilişkin iktidarın kaynakları sermayeye ve rant odaklı yatırımlara ayırmasını eleştirdi. Yapılan açıklamada, “Ekonomik krizin yükü emekçilerin, emeklilerin ve dar gelirli yurttaşların omuzlarına yıkılmaktadır” denilerek halktan ve emekten yana bütçe çağrısı yapıldı.

HABER MERKEZİ - Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 2027 yılı bütçe görüşmeleri sürerken yaptığı açıklamada, "Ekonomik krizin bütün yükü emekçilerin, emeklilerin ve dar gelirli yurttaşların omuzlarına yıkılmaktadır" açıklaması yaptı.

TBMM'de 2027 yılı bütçe görüşmelerinin devam ettiğine işaret eden Çakar, “Halktan ve emekten yana bir bütçeye hakkımız var” dedi.

İktidarın bütçe politikalarını eleştiren Çakar, derinleşen ekonomik kriz, artan yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti.

'KAMU KAYNAKLARI SERMAYENİN ÇIKARLARINA YÖNLENDİRİLİYOR'

Yıllardır uygulanan neoliberal politikalar nedeniyle kamusal kaynakların toplumun ihtiyaçları yerine sermayenin çıkarlarına yönlendirildiğini vurgulayan Çakar, "Bütçeler, siyasi iktidarların ekonomik ve toplumsal tercihlerinin, hangi sınıflardan ve toplumsal kesimlerden yana olduklarının en açık göstergelerinden biridir” ifadelerini kullandı.

'KAMUSAL HİZMETLERE AYRILAN KAYNAKLAR ARTIRILMALI'

Milyonlarca yurttaşın açlık ve yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verdiğini, ücretlerin ve emekli aylıklarının hayat pahalılığı karşısında eridiğini belirten Çakar'ın açıklamasının devamında şunlara yer verildi:

"Bütçe kaynaklarını sermayeye sağlanan vergi ayrıcalıklarına, faiz ödemelerine, kamu-özel işbirliği projelerine ve rant odaklı yatırımlara ayırmayı sürdürmektedir.

Eğitim, sağlık, barınma, ulaşım ve sosyal güvenlik gibi temel kamusal hizmetlere ayrılan kaynaklar artırılmalı; kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirilmesine son verilmelidir. Ücretli kesimlerin omuzlarına yüklenen vergi yükü hafifletilmeli, bütçe gelirleri esas olarak kâr, faiz ve servetin vergilendirilmesine dayanmalıdır. Vergide adalet sağlanmalı, ekonomik krizin bedeli emekçilere ödetilmemelidir.

İnsanca yaşamaya yetecek ücrete, güvenceli çalışmaya, nitelikli ve parasız eğitime, sağlık ve barınma hizmetlerine erişmeye hakkımız var. Bütçe kaynakları, bu hakların tüm yurttaşlar için güvence altına alınmasını sağlayacak biçimde kullanılmalıdır.

Ülkemizin ihtiyacı rantı değil üretimi, sermayenin çıkarlarını değil kamu yararını esas alan bir bütçedir.

Sanayileşmeden tarıma, madencilikten enerjiye, eğitimden sağlığa kadar tüm alanlarda kamucu ve planlı politikalar hayata geçirilmeli, bu politikalarla uyumlu kamu yatırımlarına kaynak ayrılmalıdır. Ülkemizin yeraltı ve yerüstü kaynakları halkımızın refahı doğrultusunda değerlendirilmeli, dışa bağımlılığı azaltacak, bilimsel ve teknolojik gelişmeyi sağlayacak, istihdamı artıracak bir kalkınma anlayışı benimsenmelidir.

"TOPLUMUN YAŞAM GÜVENLİĞİNİ DE TEHLİKEYE ATMAKTADIR"

Mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak biliyoruz ki ülkemizin kalkınması, kamusal hizmetlerin geliştirilmesi ve toplumun güvenli, sağlıklı bir çevrede yaşaması bilimsel ve teknik bilginin kamu yararına kullanılmasını gerektirmektedir. Ancak siyasi iktidarın kamu istihdamını daraltan, mesleki ve kamusal denetimi etkisizleştiren, planlama anlayışını terk eden politikaları, meslektaşlarımızın emeğini değersizleştirirken toplumun yaşam güvenliğini de tehlikeye atmaktadır.

Kamuda mühendis, mimar ve şehir plancısı istihdamının artırılmasını, meslektaşlarımızın ücret ve özlük haklarının iyileştirilmesini, emekli meslektaşlarımızın insanca yaşayabilecekleri aylıklara kavuşmasını istiyoruz. İşsiz meslektaşlarımız için güvenceli istihdam olanakları yaratılmalı, bilimsel ve teknik eğitime yeterli kaynak ayrılmalıdır. Afetlere karşı güvenli kentlerin oluşturulması, altyapı yatırımlarının geliştirilmesi, doğal varlıklarımızın korunması, kamusal planlama ve denetim hizmetlerinin güçlendirilmesi için gerekli bütçe olanakları sağlanmalıdır.

Mesleğimizi yapmaya, emeğimizin karşılığını almaya, mesleki bilgi ve yetkilerimizi toplum yararına kullanmaya hakkımız var. Meslektaşlarımızın taleplerinin karşılanması, aynı zamanda halkımızın güvenli ve sağlıklı bir çevrede yaşama, nitelikli kamusal hizmetlerden yararlanma hakkının da gereğidir.

'HAK ETTİĞİMİZ PAYI ALMAYA HAKKIMIZ VAR'

Bütçe hakkı, halkın en temel demokratik haklarından biridir. Bütçenin hazırlanmasından uygulanmasına ve denetlenmesine kadar bütün süreçlerde halkın ve örgütlü temsilcilerinin katılımı sağlanmalı, kamu kaynaklarının kullanımında saydamlık ve hesap verebilirlik esas alınmalıdır. Halkın söz ve karar sahibi olmadığı, toplumsal taleplerin yok sayıldığı bir bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz.

TMMOB olarak yıllardır dile getiriyoruz: Ülkemizin kaynakları, halkımızın insanca yaşam koşullarına kavuşması, işsizliğin ve yoksulluğun ortadan kaldırılması, sanayi ve tarımın geliştirilmesi, bilim ve teknolojinin ilerlemesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinin güçlendirilmesi, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunması için kullanılmalıdır.

Üreten, sanayileşen, hakça bölüşen, eşit, özgür, laik ve demokratik bir ülkenin kurulması, halktan ve emekten yana bütçe politikalarının hayata geçirilmesiyle mümkündür.

Bu ülkenin üretiminde, kalkınmasında, fabrikalarında, madenlerinde, kentlerinde ve bütün kamusal hizmetlerinde emeğimiz var. Ülkemizin kaynaklarının nasıl kullanılacağında söz sahibi olmaya, yarattığımız toplumsal zenginlikten hak ettiğimiz payı almaya hakkımız var!"

İlgili Haberler

Anasayfa