Nusaybin’de işkence edilerek gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Diyar Koç, yaşananları bir senaryo olarak değerlendirdi Koç, “Tek amaçları işkenceyi normalleştirmek, hiçbir şey olmamış gibi göstermek ve işkencecileri aklamaktır” dedi.
HABER MERKEZİ – Mardin’in Nusaybin ilçesinin Kamişlo sınırında 20 Ocak’ta Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla yapılan yürüyüşte işkenceye maruz kalan Diyar Koç, “bayrak indirdiği” iddiasıyla hedef gösterilmişti. Tutuklanmasının ardından görülen duruşmasında Koç, tahliye edilirken, ikinci duruşmasında tanık olarak dinlenen asker M.B., Koç’un bayrağı indirmediğini itiraf etti.
Yaşananları MA’ya değerlendiren Diyar Koç, olayın başından bu yana senaryo olduğunu söyledi.
‘TUTANAKLAR SENARYO’
Tutanakta yazılanların bir senaryo olduğunu ifade eden Koç, bunun kabul edilir olmadığını söyledi. Koç, “Davanın 2’nci duruşması görüldü, davada farklı şeyler dile getiriliyordu ama sosyal medya üzerinde beni hedef haline getirmek için farklı şeyler yazılıp çiziliyordu. Ben gözaltına alındığım zaman askeriyenin tutanaklarına göre, ben askeri kulenin üzerine çıkmışım ve PKK propagandası yapmışım. PKK bayrağı açmak ve halk beni görmüş beni taşlamışlar. Bu arada da ben kuleden yere düşmüşüm, askerler de gelip beni kurtarmış. Bunları duyunca bir sinema salonunda komedi filmi izliyorum gibi geldi bana, çok gülünç” diye konuştu.
HAKİKATLER ORTAYA ÇIKIYOR’
Mahkeme heyetinin amacının işkenceyi yapan askerleri aklamak olduğunu dile getiren Koç, “Bu duruşma ve tutanakların tek amacı işkenceyi normalleştirmek ve hiçbir şey olmamış gibi bunu göstermek. Beni yargılanmamın tek amacı budur. Daha düne kadar Türk Bayrağını indirmeye çalışıyordu diyorlardı, şimdi bana diyorlar ki sen değildin başkasıydı, biz ona müdahale etmeye gittik, geri döndüğümüz zaman bunu kuleden düşmüş halde bulduk diyorlar. Hakikatler güneş gibidir ve güneş balçıkla sıvanmaz, gerçekler er ya da geç ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
‘AMACIM BANA İŞKENCE EDENLERİN YARGILANMASI’
Yaşanan haksızlığa karşı hukuki mücadelesini sürdüreceğini kaydeden Koç, “Şimdi bölge mahkemesine başvuru yaptık ama mahkeme onları korudu ve takipsizlik kararı verildi. Bizim amacımız ve gayretimiz beni işkence edenlerin yargılanmasıdır. İnsan Hakları Örgütleri’nin bu konuda ayrımcılık yapmadan yanımda durmalarını ve benimle dayanışma halinde olmalarını istiyorum” diye konuştu.
NE OLMUŞTU?
Diyar Koç, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı Nusaybin’de 20 Ocak’ta düzenlenen protesto eylemleri sırasında gözaltına alındı. Kentin bitişiğindeki Kamişlo sınırında gözaltına alınan Koç, darp edildi. Koç’un darp edildiği ve ağır hakaretlere maruz kaldığı görüntülere de yansıdı.
Koç, gördüğü işkence nedeniyle beyin kanaması geçirdi ve vücudunun birçok yerinde kırıklar oluştu. Koç, gözaltına alındığı sırada “bayrak indiren kişi” denilerek hedef gösterildi. Ancak bu iddia, mahkemenin tutuklama gerekçeleri arasında yer almadı. Koç, “örgüt üyesi olmak”, “örgüt propagandası yapmak” ve “sınır güvenliğini ihlal etmek” iddialarından 23 Ocak’ta tutuklandı.
Koç, tutuklandıktan sonra Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne, ardından Diyarbakır Cezaevi’ne sevk edildi. Cezaevi yönetimi, sağlık durumu kritik olan Koç’u tedavi için Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti. Koç, kafatasındaki kırıklar nedeniyle ameliyatı olması için 27 Ocak’ta Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Koç, 29 Ocak’ta Sincan 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.







