
Hürmüz Krizi sonrası gücün, gıdanın ve küresel jeopolitiğin yeniden tanımı
Bu yazıyı İran merkezli savaşın sonuçları konusunda dış kaynaklı okumalar yaptığım sırada rastladığım şaşırtıcı bilgilerin etkisiyle yazıyorum.

Siyaset bilimci, akademisyen ve yazar. Uzun yıllar üniversitelerde öğretim üyeliği yaptı. Çalışma alanları arasında etnik kimlikler, demokrasi, siyasal katılım, çatışma çözümü ve insan hakları yer alır. Türkiye’de toplumsal barış ve Kürt meselesi üzerine hazırlanan çeşitli akademik ve saha araştırmalarında yer almıştır. 1995 yılında TOBB Başkanlık Danışmanlığı görevindeyken Doğu Raporu’nu hazırladı. 45 kitap ve çeşitli dillerde yayımlanmış düzinelerce bilimsel makalesi ve kitap bölümü vardır.

Bu yazıyı İran merkezli savaşın sonuçları konusunda dış kaynaklı okumalar yaptığım sırada rastladığım şaşırtıcı bilgilerin etkisiyle yazıyorum.

İran Savaşı: Bölgesel Çatışmadan Küresel Güç Rekabetine
İran ve Orta Doğu’nun önümüzdeki on yılı, büyük ölçüde savaş sonrası güç dengelerine bağlı olarak şekillenecektir.

İran ve Orta Doğu’nun önümüzdeki on yılı, büyük ölçüde savaş sonrası güç dengelerine bağlı olarak şekillenecektir. Eğer İran devlet yapısı ayakta kalırsa, bölgesel çatışmalar sınırlı ve öngörülebilir olur. Ancak İran’ın zayıflaması veya parçalanması, bölgesel güç boşlukları, yeni ittifaklar ve artan istikrarsızlık anlamına gelir.

İran’ın geleceği: Savaşın gölgesinde belirginleşen senaryolar

Ortadoğu bir kez daha tarihin sert kırılma anlarından birini yaşıyor.

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle ortaya çıkan uluslararası sistem, uzun süre “liberal uluslararası düzen” olarak tanımlanmıştır.

Trump Amerika’sı, küresel gerilimler ve İran’ın geleceği
Bugün karşı karşıya olduğumuz manzara, bir düzenin sona ermesi ile yenisinin doğması arasındaki tarihsel eşiktir.

İran'a acımasız bir dış saldırı sürerken, içerde yönetime karşı protestolar ve aynı oranda acımasız bir bastırma kampanyası sahneleniyor.