28 Ekim 2026 Nûmedya24
Güncel

Özel: DEM'e yaptıkları gibi bizi de cezaevine koyabilirler

'Cumhurbaşkanı adayımız hâlâ Ekrem İmamoğlu'dur'

Katıldığı canlı yayında fon vurgunu hakkında konuşan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, AKP'li 60'a yakın milletvekilinin veya yakınının söz konusu fonlarda yer aldıklarının söylendiğini ileri sürdü.

HABER MERKEZİ - Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV'de katıldığı programında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Özel konuşmasından satır başları şöyle:

'60'A YAKIN AKP'Lİ MİLLETVEKİLİ VE YAKININ BU FONLARDA OLDUĞU SÖYLENİYOR'

"Fon meselesinde isim isim net olarak AK Parti içinde şunlar bu tarafta bunlar bu tarafta diyemem ama bir Erdoğan’a çok yakın üst düzey bürokrasi var. Bir de Adalet Bakanlığı, Adalet Bakanı ve onunla birlikte İstanbul’dan gelen ve esasen hepimize çok vicdansız ve acımasızca düşmanlık eden bir iktidarın iftirayla sürdürülmesini kendilerine görev edinmiş bir ekip var.

Onun yanında milletvekilleri, milletvekili grubunda önemli sayıda kişinin olduğu söyleniyor. İşte 60’a yakın milletvekili ya da yakınlarının doğrudan kendilerinin ya da bir aracı hesabıyla bu fonlarda oldukları söyleniyor."

'AKP'NİN ELİNDE LİSTE VAR, TC'LERİNE KADAR BİLİYORLAR'

“Fon toplantısında tutukluları ziyaret etmek için heyet kurduk. Ben Soma komisyonunda vardım. 15 Temmuz komisyonu biliyorsunuz. Hatta ben görev yaptım. Soma’daki tutuklularla cezaevinde komisyonu yaptığı görüşmede rahat rahat soruyorsunuz. Sonra 15 Temmuz komisyonu, biliyorsunuz, çalışıyordu. Tutuklularla görüşme fikrine AK Partililer çok şiddetli şekilde karşı çıktılar ve komisyon o meseleyi yapmadı. Bazı soruların sorulmasını ya da yanıtlarının verilmesini istemiyorlardı. Cezaevi şartları ve cezaevindeki bazı mülakatların bazı sorulara verilecek cevapların hakikate ulaşma konusunda ne kadar etkili olduğunu da bilirim. Gerçeğe, hakikate ulaşmak için oraya gidip sorular sormak istiyoruz.

Ben açık söyleyeyim, Ümit Özlale’nin Mahinur Hanım’ın babasının ismini açıklamasını doğru buluyorum. Aynı isim, soyisim doğru, hatta MK numarasına kadar doğru, ama TC başka birisine ait. O da Bartınlı bir AK Partili. Fon vurgununu fırsata çevirmeye çalışıyorlar. Elinde net bir bilgi olan siyasetçinin bunu bir kere siyasi etik gereği gizlemesi mümkün değil. Yani, nasıl bir gazeteci kamu yararına olan bir istihbaratı değerlendirirse, mesleğini yapmamış olur; biz de siyasetçi olarak izlersek, suçun bir parçası oluruz.

80-85 kişilik liste hepinizde de var ama bu listenin Adalet Bakanlığının görevden alınan bir basın sözcüsü vardı, mahlas isim kullanıyordu. Onun tarafından o kadar çok liste ve isim oraya buraya yollanmış ki o gelen listenin doğruluğundan emin olamıyorsunuz. Şimdi Mahinur Hanım’ın babasının isminin verilmesi doğruydu, yanlış çıktı ve neyi gördük: AK Parti’nin elinde liste var ve TC’lerine kadar biliyorlar.”

'MUSTAFA SARIGÜL'ÜN YENİ PARTİ ÜYELİĞİ BİTTİ'

“Sayın Sarıgül, YENİ Parti’nin kurucularından bir tanesi. Murat Ağırel’in de tutuklanmasıyla bir döndük baktık ‘ne oluyor?’ diye… Bu sefer bir haberi yapmama suçuyla içeri atıldı. Bunlar artık kara mizah olabilecek şeyler. Orada havada uçuşan pek çok bilgi var. Meselenin şu boyutunu çok önemsiyorum. Soruşturmada gizlilik var ama dosyalar medyaya geçiyor ve onların üzerine konuşuyoruz. Daha önce savcılık-gizli tanık ifadeleri diye birçok yalan medyaya servis edilmişti. Şimdi soruşturmada gizlilik kararı olan 2 dava var. Biri Sarıgül, ‘şu ifade var bu ifade var’ diye.

Biri de fon meselesi. Burada bir tane ifade tutanağı yok, oradaki gizliliği ihlal AK Parti’yi yakıyor. Diğerindeki gizlilik ihlali YENİ Parti’yi tartıştırıyor. Gizlilik kalksa ifade tutanaklarını görsek… Pazartesi günü kendisini davet ettim, oturduk konuştuk, disiplin süreci için elde delile ihtiyaç var. Ama ortada sadece sızıntılar var. Bu sebeple kendisi üyeliğini askıya almak istedi. Bugün bildirimini yaptık ve üyeliği bitti. Ama soruşturmada gizlilik kalktığında ve gerçekler ortaya çıktığında esasen bir şey söylenebilir.

Kendisi bana büyük bir kumpasa uğradığını söyledi. Kendisi bunların tamamen iftira olduğunu, haksızlığa uğradığını gözyaşlarıyla anlattı. İfadeleri görmeden gerçeği, haklıyı, haksızı söyleyemeyiz.

Vahim iddialar doğru çıkarsa, Sarıgül’ü biz de savunamayız, en sevdikleri de savunamaz, bu kadar net."

'DEM'E NASIL YAPTILARSA BİZİ DE CEZAEVİNE KOYMA İMKANLARI VAR'

“CHP sıraladı nelerin taahhüt edildiğini bayağı bayağı. Erdoğan’ı yeniden aday yapmayı, bizi içeri atmayı, YENİ Partililerin topyekun dokunulmazlıklarını kaldırmayı. Benim 63 tane fezlekem var, birinden değil ise birinden bir şey çıkar. Herhangi birinden herhangi birinde bir tutuklama kararıyla birlikte bizim bütün milletvekillerini veya önemli sayıda milletvekilini cezaevine koyma imkanları var, o dönemde DEM’e nasıl yaptılarsa."

ERKEN SEÇİM İÇİN '2028'E KAPALIYIZ' DEDİ, 2027 İÇİN AÇIK KAPI BIRAKTI

“360 oya ihtiyaç var kaldı ki öyle bugünden öne alma diye bir şeyin anayasal olarak mümkün olmadığını düşünüyoruz. AK Parti 281, MHP 46 işte oradan buradan başka şeyle hadi olsun 330. İYİ Parti’nin o kadar milletvekili yok, gruplar olarak bakıyorum, geliyor grubunun yok. Ben ‘zinhar orada yokum’ demişim. Ya DEM’le anlaşmışlar ya CHP ile.

DEM Parti dedi ki, ‘Bizim böyle bir şeyimiz, kesinlikle yok. Gündemimizde yok.’ Sonra partinin başına butlan atanan kişi dedi ki, ‘Biz bir hafta bile olsa erken seçim erken seçimdir, oy veririz.’ Yine ‘Mekke Anlaşması’na oy veririz’ dedi. ‘Anayasa değişikliğine oy veririz’, ‘Dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek veririm’ dedi. Bu şu demek: ‘Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, çok sayıda siyasetçinin toplu halde cezaevine gitmesine sebebiyet veren tartışmalı dokunulmazlık sürecinde anayasaya aykırı ama evet vereceğim.’

2028 yılı içinde birkaç ay öne çekme meselesi tamamen Anayasanın arkasından dolaşmaktadır. Seçimlerin öne alınması yani bir haftada öne alınsa erken seçime erken seçim değildir. O yüzden orada zaten Anayasal bir durum var. Onun dışında muhalefet partileri erken seçimden kaçmaz, iktidar partisi erken seçim yapmayı göze alıyorsa. 2027’de herhangi bir tarihe ‘evet diyeceğiz’ diye bir şey yok. 2028’e kapalıyız, 2027’ye bir seçim tarihi söylüyorlarsa kış geldiği için artık 2026’da olamayacak diye düşünüyoruz. Ne kadar erken bir tarih olurlarsa o kadar sıcak bakarız söylesinler tarihi bakalım.”

'ŞU ANDA ADAYIMIZ İMAMOĞLU, SEÇENEKLERİM ARASINDA BEN YOKUM'

“Cumhurbaşkanı, Ankara’nın bekleyen büyük projeleri için Mansur Başkan’dan imzasını istemiş, desteğini istemiş; o da bakanına ‘çalışın’ demiş. Bundan daha doğal bir şey yok, haberim var, şaşılacak bir durum yok, beklenen bir şeydi. Mansur Başkan ne yapsın, gizli mi görüşsün? Görüştüğünü kendisi paylaşıyor. Mansur Başkan konusundan benim herhangi bir şüphem yok. Aramızda en ufak bir sorunumuz yok. Mansur Bey’in yaklaşımına saygı duymak lazım. O diyor ki: Ben belediye başkanıyım, görevimin başındayım, görevimi yapacağım, günü gelmeden de bunu konuşmayacağım. Bu saygıyla karşılanması gereken bir durum. Mansur Yavaş kimsenin ihmal edemeyeceği, Türkiye için önemli bir seçenektir. Ama şu anda adayımız Ekrem İmamoğlu.”

Kendi adaylığı hakkında konuşan Özel, şöyle dedi:

"Benim aday olacağım iddiası külliyen yalan. Kazanacak iki aday varken Türkiye'yi karanlığa itenin sorumluluğunun hatasını tekrar etmek istemem. Ben seçeneklerin arasına kendini koyan birinin nasıl bir ihtirasla Türkiye'nin önünü kararttığını, hayatını kararttığını gördüm; o yüzden benim seçeneklerimin arasında ben yokum. İhtirasa kapılmak yok, benim görevim doğru adayı bulmak. Bu yanlışı yapmayacağım dedim, ben o noktadayım kendim açısından. Ben kendimi bir seçenek olarak kendi aklımda da tutmuyorum, ortada da tutmuyorum."

İlgili Haberler

Anasayfa