İçişleri Bakanı Dobrindt'in 'göçmen vandallar' sözüne tepki yağdı
Almanya'da Z kuşağı eylemlerinin yankıları sürüyor
İçişleri Bakanı Dobrindt'in Z kuşağı protestolarında yer yer ortaya çıkan şiddet eylemleri için "göçmen vandallar" ifadesini kullanmasına koalisyon hükümeti üyesi bakanlar ve muhalefetten tepki yağdı. Alman siyasetinde gençlerin mesajlarından çok, Dobrindt'in göçmen karşıtı sözleri tartışılıyor.

HABER MERKEZİ - Almanya'da hafta sonunda 30'dan fazla kentte Z kuşağı hareketinin çağrısıyla düzenlenen gençlik protestolarında yer yer meydana gelen şiddet olaylarının yankıları sürüyor.
Almanya’da da gençler sokağa çıktı: Onlarca kentte on binlerce kişi protestolara katıldı
GENÇLERİN MESAJLARI DEĞİL, İÇİŞLERİ BAKANININ 'GÖÇMEN VANDALLAR' SÖZÜ TARTIŞILIYOR
Hafta sonundan bu yana gençlerin toplumsal ve siyasi mesajlarından çok, Başbakan Friedrich Merz'in koalisyon hükümetinin Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in bir açıklamada kullandığı "göçmen vandallar" ifadesi tartışılıyor.
Dobrindt, protesto gösterileri sırasında çıkan olaylardan "şiddet yanlısı sol grupları ve göçmenleri sorumlu" tuttu ve "göçmen çevrelerinden gelen vandallar" ifadelerini kullandı.
Dobrindt'in sözlerine hem muhalefet partileri hem de koalisyon hükümeti ortağı CDU ve SPD tepki gösterdi.
SAVUNMA BAKANI PİSTORİUS: AYRIM YAPMAYA NE ZAMAN SON VERECEĞİZ?

Almanya'nın Sosyal Demokrat Partili (SPD) Savunma Bakanı Boris Pistorius ise Dobrindt'in açıklamasındaki "göçmen çevrelerinden gelen vandallar" tanımına katılmadığını söyledi.
ZDF televizyon kanalının yayınına katılan Pistorius, "Göçmen gruplar derken kimleri kastediyoruz? Bunlar, üçüncü kuşaktır Almanya'da yaşayan ve Alman vatandaşı olan insanlar mı? Bu ayrımı yapmaya ne zaman son vereceğiz? Bence bu, bizi yanlış bir yöne götürüyor" diye uyardı.
EĞİTİM BAKANI PRİEN: MESELE ÖNYARGILARI KÖRÜKLEMEK DEĞİL
Hristiyan Demokratik Birlik (CDU) partili Eğitim Bakanı Karin Prien de Deutschlandfunk'a yaptığı açıklamada yaşanan olayların "entegrasyonun nasıl daha başarılı olabileceği sorusunu" gündeme getirdiğini savundu.
"Burada mesele önyargıları körüklemek değil, bu siyasi açıdan da yanlış olur" vurgusunda bulunan Prien, "Entegrasyonun neden bazı gruplarda diğerlerine göre daha az başarılı olduğu sorusuna yanıt bulunması gerekir. Burada mesele pasaport değil. Mesele şu: İnsanlar neden toplumumuza uyum sağlayamadı ve bunun gelecekte daha iyi işlemesi için ne yapılmalı?" diye sordu.
GÖÇ BAKANI PAWLİK: ASIL SORULMASI GEREKEN NEREDEN GELDİKLERİ DEĞİLDİR
Göç, Mülteciler ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Natalie Pawlik de "peşin hükümler" ile "genelleyici grup atıflarından" kaçınılması gerektiğini savundu.
Bu tür söylemlerin, barışçıl gösterilere katılan ya da polis veya acil yardım hizmetlerinde görev yapan göçmen kökenli kişileri de etkilediğini söyleyen SPD'li Pawlik, "şiddetin meşrulaştırabilecek hiçbir neden olamayacağını, suçluların cezalandırılması gerektiğini" söylemekle birlikte, "Genç insanların neden şiddet eylemlerine giriştikleri konuşulmalı. Bunu yaparken de, gelecek umudunun olmaması, dışlanma deneyimleri veya olası entegrasyon sorunları gibi zorlu konular da göz ardı edilmemelidir" dedi.
Pawlik ayrıca "Burada asıl sorulması gereken, bireylerin nereden geldikleri değildir, neden şiddete başvurdukları sorusudur" diye konuştu.
SOL PARTİ: GÖÇMEN KARŞITLIĞINI HEDEFLEYEN UCUZ BİR GİRİŞİM
Sol Part Eş Genel Başkanı Luigi Pantisano da Dobrindt'in sözlerini, "Almanya'da, bir grubu damgalayarak göçmen karşıtlığını kışkırtmayı hedefleyen ucuz bir girişim" sözleriyle eleştirdi.
YEŞİLLER: AYRIM GÖZETMEKSİZİN TOPTAN SUÇLAMA
Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı Felix Banaszak ise Dobrindt'i "belli bir grubu ayrım gözetmeksizin toptan suçlayan söylemi" nedeniyle eleştirdi.
Banaszak, Dobrindt'i "ülke nüfusunun bir kısmını 'topluma ait olmayanlar' olarak damgalamakla" suçlarken, Yeşiller Partisi'nin Gençlik Örgütü'nün Eş Başkanı Luis Bobga, Almanya nüfusunun üçte birinin göçmen kökenli olduğunu, "heterojen bu grubu bütünüyle hedef almanın hiçbir anlam taşımadığını" ifade etti.
ALMANYA'DAKİ 'GEN Z' EYLEMLERİ HAKKINDA

Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz’in ardından Almanya da protestolara sahne olmuştu. “Z kuşağı” olarak bilinen yeni nesil gençlerin ağırlıklı olduğu "Gen Z regelt" [Z kuşağı halleder] girişimi öncülüğünde 31 Ekim'de Almanya’nın 35 kentinde protesto gösterileri düzenlenmişti.
Alman Haber Ajansı'nın (dpa), gösterileri organize eden gençlik inisiyatifinin sözcüsüne dayandırdığı haberine göre, ülke genelindeki eylemlere 100 binden fazla kişi katılmıştı.
Frankfurt, Köln ve Hamburg gibi kentlerde maskeli protestocular ile polis arasında arbede yaşanmış, TOMA'larla müdahale edilmişti.
İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, protesto gösterileri sırasında Frankfurt, Berlin, Hamburg ve Köln kentlerinde yaşanan "şiddet olaylarında yaklaşık 100 kişinin gözaltına alındığını" açıklamıştı.
Hessen Eyaleti İçişleri Bakanlığı'nın paylaştığı bilgilere göre yalnızca Frankfurt'ta 17 dükkan saldırıya uğramış, bunlardan beşi yağmalanmıştı.
Gözaltına alınan kişilerin yaşlarının 13 ile 29 arasında olduğu, çoğunluğunun da göçmen kökenli Alman vatandaşı oldukları açıklanmıştı.
Gençlerin öncülüğündeki protestolarda sosyal politikalar, hayat pahalılığı, aşırı sağın yükselişi, ırkçılık ve askerlik düzenlemeleri konusundaki tepkileri görünür hale getirmişti.
“Gen Z regelt” inisiyatifi bir sonraki protesto gösterisinin 20 Kasım'da düzenleneceği bildirdi.

Giresun'un en güzel ilçesiymiş! Denizi, kalesi ve tarihiyle büyülüyor
Nûmedya24 uygulaması
Nûmedya24'ü cebinize ekleyin
Telefonunuza ya da bilgisayarınıza ekleyin: tek dokunuşla açılsın, okuduğunuz haberler bağlantısız da okunsun.

























