3 Kasım 2026 Nûmedya24
Politika

Bahçeli'den 'süreçte tıkanıklık' eleştirilerine yanıt

İsrail seçimlerinden sonra 'Kudüs İttifakı'nı önerdi

"Süreçte tıkanıklık" eleştirilerine yanıt veren MHP lideri Devlet Bahçeli, "Atılan adımları, yürütülen çalışmaları ve iradeyi görmeden toplumu karamsarlığa ve kaosa sürüklemeye çalışmak kabul edilebilir bir tutum değildir" diye konuştu.

HABER MERKEZİ - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

SÜREÇ: "Terörsüz Türkiye vizyonunun bütünüyle hayata geçmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Terör bitecek, kardeşlik yükselecek, bölgemizde barış ve huzur sökün edecektir.

Terörsüz Türkiye ve Bölge hedefi günübirlik siyasi hesapların ötesinde stratejik bir husustur. Atılan adımları, yürütülen çalışmaları ve ortaya konulan iradeyi görmeden, anlamadan ya da bilmezden gelerek toplumu karamsarlığa ve kaosa sürüklemeye çalışmak kabul edilebilir bir tutum değildir. Elbette her siyasi adım eleştirilebilir ama eleştiri ile istismar arasındaki farkı iyi bilmek gerekir. Hele ki hayati hedeflerin söz konusu olduğu dönemde sorumsuz söylemlerle milleti sokağa çağırmak milletin ortak geleceğini tehlikeye atmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır. Asıl mesela eleştiriyi sorumlulukla yapmaktır.

Sokakları gerilim ve çatışmanın adresi haline getirmeye çalışmak siyasetin görevi olamaz. Siyasetin görevi kutuplaştırmak değil kucaklaştırmaktır. Kimse yanlış hesap yapmasın."

AVRUPA'DAKİ EYLEMLER: Fransa ile başlayan ve diğer Avrupa ülkelerine de sirayet eden sosyal hareketler, kısa zamanda kamu düzenini ve toplumsal huzuru bozan şiddet içerikli gösterilere dönüşmüştür. Avrupa Birliği'nin temel hak ve özgürlükler noktasındaki hassasiyetini üyesi olan devletlere de hatırlatmasını bekliyoruz. Uzun zamandır göçmen karşıtlığıyla İslamofobi ve Türkofobi taşımak suretiyle siyasi rant oluşturma peşinde koşan Avrupa'nın ektiği fitne tohumları kendilerine dönmeye başlamıştır. Avrupa bugün her zamankinden daha fazla güvenlik kaygılarıyla karşı karşıyadır. Artan maliyetler, azalan sosyal refah ve ekonomik sıkıntılar Avrupa toplumlarında sosyal öfkeyi büyütmüştür. Avrupa artık Sanayi Devrimi'nin dinamizmini yaşadığı, ekonomik ve teknolojik üstünlüğünü tartışmasız biçimde koruduğu dönemde değildir. Küresel rekabette güç kaybetmekte, ekonomik ve siyasi etkisi giderek azalmaktadır.

Avrupa için söylenen, 'Avrupa bisiklet gibidir, ilerlemek zorundadır, durursa düşer' sözünü hatırlatmak isterim. Avrupa'nın pedal çevirecek dermanı kalmamış görünmektedir. Bu doğrultuda Avrupa Birliği'ne, Türkiye'nin egemenlik hakları kapsamında uluslararası hukuka uygun atılımlarını sorgulamak ve laf yetiştirmek yerine zayıflayan ekonomilerine, ihlal ettikleri değerlerine, tepetaklak giden sosyal ve ekonomik düzenlerine odaklanmalarını tavsiye ederim.

İSRAİL SEÇİMLERİ: Arap partililerin de yer aldığı bir hükümet kurulması için tarihi bir adım olacaktır. Böyle bir adım, İsrail’in toplumsal barışına katkı sağlamakla kalmayacak, bölgesel barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından da yeni imkânlar yaratabilecektir. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın ve uluslararası Yahudilik kuruluşlarının İsrail halkının tümünü kapsayan bir hükümet oluşumunu desteklemesi, Filistin için oluşturulan barış çabalarında yeni ve pozitif bir aşamayı da mümkün kılacak, İran ve Yemen dâhil bölgesel istikrarsızlıkları tetikleyen çatışmaların çözümüne katkı sağlayacaktır. Bize göre Arap partilerinin de temsil edildiği, toplumsal uzlaşmayı ve barış içinde bir arada yaşama iradesini güçlendirecek yeni bir hükümetin kurulması yönündeki fırsat değerlendirilmeli, Kudüs İttifakı gerçekleştirilmelidir.

LİBYA ANLAŞMASI: Uluslararası sistemde büyüyen ve derinleşen adaletsizlik, insanı yaşamından, toplumu huzurundan, devletleri ise istikrarından hızla uzaklaştırmaktadır. Böylesi bir durumda Türkiye, egemenlik haklarının gerektirdiği tedbirleri almak mecburiyetindedir. Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmış olması memnuniyet verici bir gelişme olmuştur. Uzun bir tarihi geçmişe, ortak kültür ve anlayışa sahip iki dost ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi yönündeki iradenin bir sonucu olan söz konusu mutabakat muhtırası, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin hak ve menfaatlerini gözetmekte, herhangi bir ülkenin hakkına ya da uluslararası hukukun ilke ve kurallarına halel getirmemektedir.

MEKKE ANLAŞMASI: Tarafların askeri imkan ve yeteneklerinin konuşlandırılması da dâhil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmasını öngören Mekke Ortak Savunma Antlaşması, onaylanmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemindedir. Hususi saldırganlığın sona erdirilmesi ve sivil kayıpların önüne geçilebilmesi amacıyla bu anlaşma hükümleri çerçevesinde tüm imkânlar harekete geçirilmelidir" dedi.

İlgili Haberler

Anasayfa