BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

SOHR: Saldırılar ve cezasızlık sürüyor

Humus’ta servis aracına saldırı: 7 Alevi işçi öldürüldü

SOHR: Saldırılar ve cezasızlık sürüyor
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar sürüyor. Humus’ta Misyafê Köprüsü’nde bir servis aracı tarandı ve 7 Alevi işçinin yaşamını yitirdiği duyuruldu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre Alevilere yönelik mezhepsel saldırılar 2026’da da sürdü ve bu son saldırıya kadar en az 144 sivil öldürüldü. Humus en fazla saldırının olduğu yer olarak öne çıkıyor.   

HABER MERKEZİ – Ahmed El Şara liderliğindeki Heyeti Tahriri Şam’ın (HTŞ) Aralık 2024’te Suriye’de iktidarı ele geçirmesinin ardından Alevilere yönelik başlayan saldırılar durmuyor. Mart 2025’te kıyı kentlerinde Alevi katliamı gerçekleştirilirken, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verilerine göre Alevilere yönelik saldırılar 2026 yılında da devam etti. Son olarak dün Humus kırsalında 7 Alevi işçi öldürüldü.

Suriye’nin Humus kenti kırsalında El Houla bölgesi yakınlarındaki Mesyaf Köprüsü üzerinde mühendis ve işçileri taşıyan bir servis aracına seyir halindeyken silahlı saldırı düzenlendi.

SOHR, ilk bilgilere göre saldırıda Metin Şirketi çalışanı 7 Alevi işçinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin de yaralandığını açıkladı.

Suriye resmi haber ajansı SANA da hastanelere çok sayıda ölü ve yaralı getirildiğini bildirdi.

SOHR’DAN ‘MEZHEPSEL SALDIRILAR’ RAPORU: EN AZ 144 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ

Bu saldırıdan önceki gün, 29 Eylül’de SOHR, Suriye genelinde Alevi toplumunu hedef alan mezhepsel ve intikam saikli saldırılara dair bir rapor yayımladı. Raporda Alevilere yönelik saldırıların sürdüğüne dikkat çekilerek, 2026 yılının başından bu yana en az 144 sivilin yaşamını yitirdiği kaydedildi.

SOHR’un raporunda Ahmed Şara liderliğindeki geçici hükümet döneminde Alevilere yönelik baskı, saldırı ve infazların durdurulamadığı belirtilerek, cinayetlerin faillerinin adalet önüne çıkarılmadığı ve oluşan cezasızlık zırhının yeni şiddet dalgalarını tetiklediği vurgulandı.

Mart 2025’te ülkenin kıyı şeridinde yaşanan olayların ardından cinayetlerin organize veya münferit misillemeler şeklinde 2026’da da sürdüğünü aktaran SOHR, belgelenen kayıplara ilişkin şu verileri paylaştı:

2026 yılının başından itibaren mezhepsel gerilimler, yargısız infazlar ve intikam eylemleri neticesinde 144 kişi yaşamını yitirdi; bunlardan 130’unun erkek, 9’unun kadın ve 5’inin çocuk olduğu tespit edildi.

Raporda, cinayetlerin vilayetlere göre dağılımına da yer verildi. En fazla can kaybının kaydedildiği bölge 70 ölümle Humus oldu. Humus’u 31 kişiyle Hama, 14 kişiyle ise Lazkiye takip etti. Geriye kalan vakaların ülkenin diğer kentlerinde münferit olarak kayıtlara geçtiği bildirildi.

BAKIRHAN VE HATİMOĞULLARI’NDAN TEPKİ

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, 7 Alevi işçinin öldürülmesine ilişkin açıklama yaptı.

Bakırhan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Humus kırsalında işçileri taşıyan araca düzenlenen silahlı saldırıda 7 Alevi işçinin yaşamını yitirmesi, 4 işçinin yaralanması yüreklerimizi yaktı. Yaşananlar, Alevilerin saldırılara maruz kaldığını ve can güvenliğinin hala ciddi bir tehdit altında olduğunu ortaya koymaktadır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, Suriye’nin geleceği, hiçbir halkın ve inancın dışlanmadığı, herkesin yaşam hakkının güvence altında olduğu demokratik ve çoğulcu bir düzenle mümkündür. Katledilen Alevi işçilerin ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Alevi toplumunun yaşadığı derin acıyı yürekten paylaşıyor, Suriye’de Alevilerin can güvenliğinin sağlanması ve adaletin tesis edilmesi çağrımızı yineliyoruz.”

Hatimoğulları da sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:

“Suriye’de Alevilerin yaşam hakkını hedef alan saldırılar derhal son bulmalı! Daha önce yaşanan katliamların yaraları hala tazeyken, Humus kırsalında işlerinden evlerine dönen Alevi işçileri taşıyan araç silahlı saldırının hedefi oldu. 7 işçinin katledildiği, 4 işçinin yaralandığı saldırı, Alevilerin can güvenliğine yönelik tehdidin devam ettiğini bir kez daha gösterdi. Şam yönetimi, başta Aleviler olmak üzere Suriye’de yaşayan tüm halkların ve inançların can güvenliğini sağlamakla sorumludur. Saldırının failleri ve arkasındaki güçler açığa çıkarılmalı, sorumlular hesap vermelidir. Katledilen işçilerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralanan işçilere acil şifalar diliyorum. Suriye’deki Alevi halkının acısını paylaşıyorum.”

×

 ALEVİ VE DÜRZİ KATLİAMLARI

Mart 2025 ve Temmuz 2025’te Suriye geçici hükümetine bağlı gruplar, Alevilere ve Dürzilere yönelik de saldırılar başlatmıştı. Bu saldırılarda savaş suçunun işlendiğine dair çok sayıda uluslararası rapor yayınlanmıştı. Mart 2025’te sahil kentlerinde düzenlenen saldırılarda en az bin 500 Alevi’nin, Temmuz 2025’te Süveyda’ya yönelik saldırılarda da en az bin 200 Dürzi’nin öldürüldüğü rapor edilmişti.

Binlerce Alevi ve Dürzi sivil infaz edildi | BM’de Şara şahsında savaş suçuna cezasızlık zırhı

Alevilere yönelik katliamlara ilişkin raporunu 14 Ağustos’ta açıklayan BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Suriye Soruşturma Komisyonu, yeni Suriye ordusu ve bağlı silahlı grupların saldırılarının “yaygın, sistematik ve muhtemelen savaş suçu” olduğunu duyurdu.

Alevi katliamları hakkında Suriye İnsan Hakları Gözlem Evi (SOHR), Uluslararası Af Örgütü (Amnesty Int.) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) de hazırladıkları raporlarda hükümetin sorumluluğuna vurgu yapılarak faillerin cezasız bırakıldığını kaydetti.

Şam, Alevi katliamlarını koordine etti | Reuters kanıtladı: Türkiye’nin desteklediği gruplar yüzlerce Alevi’yi katletti

Benzer Haberler

Almanya’da bir mülteci intiharı iddiası daha

Nusaybinli Delil Arslan ormanda ölü bulundu

Çok sayıda işçi yaralandı

İzmir’de fabrikada patlama

53 kişi hayatını kaybetmişti

Reyhanlı saldırısı faillerinden Ömer el-Hatip yakalandı

Süreç ve fon krizine de değindi

Erdoğan: Bu dönem anayasa teşebbüsü için en ideal dönemdir

‘Yeni anayasa ihtiyacı ertelenemez’

Kurtulmuş sürece değindi: TBMM’ye üç sorumluluk düşmektedir

‘İzleme komisyonu kapsayıcı olmalı’

Doğan: Öcalan’ın rolü resmiyette yerine getirilmeli

Özel’den Erdoğan’a fon krizi tepkisi:

'Ya istifa etmeli ya sandığı getirmeli'