Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Kürt meselesiyle ilgili sürecin bölgesel gelişmelerle ilgili olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş gelinen aşamada “yeni bir dönemin hemen başında” olduklarını belirterek, “Bu dönem kardeşlik dönemidir. Bu dönem silahların değil, dillerin, gönüllerin konuştuğu bir dönemdir” dedi.
HABER MERKEZİ – Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Selçuk Üniversitesi Sultan Alparslan Kültür Merkezi’nde düzenlen 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katıldı ve “Türkiye Modeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” başlıklı açılış konuşması yaptı.
Kürt meselesine değinen Kurtulmuş, “Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını alan, on binlerce insanı hayattan kopartan, binlerce gencecik evladımızın genç yaşta toprağa düşmesine vesile olan, şehitlerimize ve gazilerimize mal olan, bunun ötesinde de ortaya çıkardığı alternatif maliyetleriyle 2 trilyon doların üstünde, en mütevazı hesaplamalarla, büyük bir maliyete katlanmamıza vesile olan bir belayı Allah’ın izniyle başımızdan savıyor, Türkiye’nin prangalarından kurtulması için adımlarımızı atıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş’un konuşmasında öne çıkan bazı başlıklar şöyle:
“İç kalemizi tahkim edeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz. Bu kararlılık sadece siyasi bir kararlılık değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bundan iki sene evvel dile getirdiği bu kararlılık aynı zamanda bir devlet politikası haline gelmiştir.
Şunu söyleyeyim, bu meseleyi çözebilen Türkiye Büyük Millet Meclisi, Allah’ın izniyle önündeki en ağır, en zor meseleleri de fevkalade güzel bir şekilde çözüme kavuşturur.
Şunu da çok açık söyleyeyim, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 467’ye kalkmış olan oy, birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ve Türkiye’nin geleceğine kaldırılmış olan bir oydur.
Türkiye olarak, bu coğrafyanın en önemli ülkesi olarak diyoruz ki İsrail boşuna ham hayaller peşinde koşmasın. Bu coğrafyada İsrail’e arz-ı mevud kurdurulmayacak, arz-ı mevuda asla ulaşamayacaklardır.
Şimdi biz Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge projesiyle bir asır evvel dağılan parçalarımızı topluyor, dağıtılan halkları bir araya getiriyor ve ortak hedefe yöneltiliyoruz.
Suriye Suriyelilerindir, Irak Iraklılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır, İran İranlılarındır, Türkiye de bütün bunların hepsinin gönüllerinin bağlı olduğu medeniyet merkezidir. Herkes kendi yerinde ağırdır. Bu dostlarımız kendi ülkelerinde başarılı olsunlar, güçlü olsunlar ama herkes bir bütünün parçaları olsun.
Onun için biz aslında Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge meselesi ile dağıtılan parçalarımızı bir asır sonra toplamaya başlıyoruz. Ben hep şunu söyledim, bir kez daha burada söylüyorum. Bu, bizim için sadece bir yasama faaliyeti ya da sadece bir siyasi faaliyet değildi. Raporun kabul edilmesi, kapının açılması, aralanması, yasanın 467 oyla kabul edilmesi bir kapının ardına kadar açılmasıydı. Yeni bir dönemin hemen başındayız.
Bu dönem kardeşlik dönemidir. Bu dönem birlik dönemidir. Bu dönem farklılıkları elimine etme dönemidir. Bu dönem ortak hedeflerde bütünleşme dönemidir. Bu dönem barış dönemidir. Bu dönem silahların değil, dillerin, gönüllerin konuştuğu bir dönemdir.
Çok net söylüyorum, ayrılıkçı bir dile asla artık aramızda yer olmamalıdır, olmayacaktır. Aynı şekilde ayrımcı bir dile de asla ihtiyacımız yoktur, yer de yoktur.”







