Uydu görüntüleri, gemi takip sistemleri ve yapay zeka destekli analizler, denizlerdeki petrol kirliliğinin büyük petrol kazalarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. SkyTruth’a göre gemiler ve açık deniz tesislerinden yayılan petrol tabakaları her yıl yaklaşık 1,58 milyon kilometrekarelik alanı etkiliyor.
HABER MERKEZİ- Deniz yüzeyindeki petrol kirliliğinin önemli bir bölümü gözden uzak gerçekleşiyor. Tanker kazaları gibi büyük felaketler görünür hale gelirken, gemilerin bıraktığı küçük petrol tabakaları ve açık deniz tesislerindeki sızıntılar çoğu zaman fark edilmiyor.
ABD merkezli çevre kuruluşu SkyTruth, 2023-2025 yılları arasında toplanan uydu görüntülerini gemilerin konum bilgileriyle birleştirerek bu kirliliğin küresel ölçekteki izini sürdü.
Kuruluşun yayımladığı araştırmaya göre, gemiler ve açık deniz petrol-gaz tesisleriyle ilişkilendirilen petrol tabakaları yılda yaklaşık 1 milyon 580 bin kilometrekarelik deniz yüzeyine yayılıyor.
Kirliliğin yaklaşık yüzde 81’i gemilerle, yüzde 18’i ise açık deniz altyapısıyla ilişkilendiriliyor. Gemiler arasında tankerler ve yük gemileri öne çıkıyor.
AKDENİZ’DEN KIZILDENİZ’E
Petrol tabakalarının yoğunlaştığı bölgeler arasında Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz, Basra Körfezi, Batı Afrika kıyıları ve Endonezya çevresindeki sular bulunuyor.
Akdeniz, küresel okyanusların küçük bir bölümünü oluşturmasına rağmen dünya deniz ticaretinin önemli güzergahlarından biri.
Yoğun gemi trafiği, petrol taşımacılığı ve kıyılardaki petrol-gaz faaliyetleri bölgedeki baskıyı artırıyor.
SkyTruth, Akdeniz’de deniz memelileri açısından önemli alanlarda da petrol tabakaları tespit etti.
Karadeniz’de incelenen 243 petrol tabakasının tamamı olası gemi kaynaklı kirlilik olarak değerlendirildi. Bölge, aralarında mutur ve yunusların da bulunduğu deniz memelileri için önemli yaşam alanlarına sahip.
KORUMA ALANLARINA DA ULAŞIYOR
Petrol kirliliği deniz koruma alanlarının sınırlarında durmuyor.
SkyTruth, İspanya açıklarındaki Akdeniz Deniz Memelileri Göç Koridoru’nda 45 petrol tabakası belirledi. Araştırmada bunların gemilerle bağlantılı olduğu ve 20 farklı geminin olası kaynak olarak değerlendirildiği belirtildi.
Kongo Cumhuriyeti’ndeki Conkouati-Douli deniz koruma alanında da 27 petrol tabakası tespit edildi. SkyTruth’a göre bu kirliliklerin kaynağı koruma alanının dışındaki üç petrol tesisi. Petrolün deniz akıntılarıyla korunan bölgeye taşındığı değerlendiriliyor. Bölge; yunuslar, balinalar, deniz kaplumbağaları, köpekbalıkları ve vatozlar için önemli bir yaşam alanı.
Bu örnekler, deniz koruma alanlarının kara ve deniz sınırları içinde alınan önlemler kadar, çevresindeki faaliyetlerin denetlenmesinin de önemli olduğunu gösteriyor.
Araştırmanın üzerinde durduğu kaynaklardan biri de gemilerin sintine suları. Gemilerin makine dairelerinde biriken yağ, yakıt ve su karışımından oluşan bu sıvıların denize bırakılması uluslararası kurallarla sınırlandırılmış durumda. Buna rağmen yasa dışı boşaltımların tespit edilmesi güç.
SkyTruth’un kullandığı sistem, petrol tabakalarını uydu görüntülerinde belirledikten sonra gemilerin konum verileriyle karşılaştırıyor. Böylece kirlilik görülen bölgeden geçen gemiler ve olası kaynaklar belirlenebiliyor.
Kuruluş bu şekilde 2023-2025 döneminde 22 binden fazla petrol tabakası tespit etti.




