10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11. yılında hafızayı canlı tutmak amacıyla hazırlanan “Herkes Biliyor” belgeseli, 10 Ekim’de TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nda izleyiciyle buluşuyor.
HABER MERKEZİ – 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçerken, hafızayı canlı tutmak amacıyla hazırlanan “Herkes Biliyor” belgeseli kolektif bir üretim sürecinin ürünü olarak izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Belgesel, 10 Ekim’de TMMOB Makine Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.
Aradan geçen yıllara rağmen 10 Ekim için adaletin sağlanamadığını belirten Gök Akyel, “10 Ekim’e dair bilinmesi gereken gerçeğin katliamda devletin sorumluluğunun olmasıdır. 10 Ekim için adalet mücadelesi katliamın hemen ardından olay yerinde bir araya gelen avukatların, ailelerin ve kamuoyunun mücadelesiyle devam ediyor ve adalet hala sağlanmadı. Ve bu kolektif mücadele hala çok güçlü bir şekilde devam ediyor. Filmde zaten bunu anlatmak istiyoruz. Önemli kısımlardan bir tanesi bu. Herkesin bilmesi gereken kısım mücadelenin yanı sıra aslında devletin sorumluluğu” dedi.
Katliamdan hemen önce gelen istihbarat ve ihbarlara rağmen devletin sorumluluk almadığını söyleyen Akyel, “Katliamdan sonra olay yerine sağlık hizmetlerinin verilmemesi tam aksine polisin gaz sıkması… Daha sonraki süreçte kamu görevlerinin hiçbirinin yargılanmaması ve yine IŞİD’li faillerin hiçbirinin insanlığa karşı suçtan cezalandırılmaması herkesin bilmesini istediğimiz temel nokta” diye belirtti.
MÜCADELE, BİR ARADALIK VE ÖFKE…
Yönetmenler Gök Akyel ve Pelin Anılan, MA’ya belgeselin hikayesini anlattı.
Belgeseli çekerken kendilerini en çok sarsan şeyin dosyanın detayları ve delilleri olduğunu söyleyen Akyel, “Katliamı daha öncesinde biliyorduk fakat detayları bilmiyorduk. Avukat toplantısındaki çekimler sırasında çok uzun saatler süren çekimlerde avukatlar bütün detayları, delilleri, belgeleri ve dava sürecini anlattı. Onları öğrendiğimizdeki kabaran öfke hala daha devam ediyor” diye kaydetti. “Herkes Biliyor” belgeselinde öne çıkan anlatı ve duygunun “Mücadele, bir aradalık ve öfke” olduğunu söyleyen Akyel, “Belgeselde öne çıkan ‘Mücadele ve bir aradalık’ kavramları diğer belgesellerden farklı olarak geride bırakılmış diyemeyiz fakat merkeze alınmamış. Biz de bu kavramları öne çıkarmanın vakti gelmiştir diye düşündük. Orada bulunan insanlar barış mücadelesi için bir araya gelmişti. Devletin yol verdiği IŞİD saldırısı da tam da bu mücadeleye karşı yapıldı” diye konuştu.
10 Ekim’in hafızasının hala taze olduğunu anımsatan Akyel, “10 Ekim’den bahsederken insanların ‘Alandaydım, alana geç kaldım, ailem arkadaşlarım oradaydı’ şeklinde bahsediyorlar. Birbirimize 10 Ekim’den bahsetmek gerçekten çok zorlayıcı oluyor. Katliamda kaybettiğimiz canları, savaş sürecini ve katliamdan sonra bunları konuşmak çok zor. Fakat buna rağmen 10 Ekim’in unutulmadığını görüyoruz” dedi. Aradan geçen yıllara rağmen insanların hala barış talebi etrafında bir araya geldiğinden bahseden Akyel, “10 Ekim hafızası, geçmişi kurmaktan çok geleceği kurmakla alakalı diyebiliriz” diye konuştu.
10 Ekim’in ardından Türkiye’de toplumsal muhalefetin, barış talebinin ve bir arada yaşama fikrinin etkilerine de değinen Akyel, “Özellikle Ankara’da söz edecek olursak devletin yol verdiği bu katliam, devletin özellikle LGBTİ+’ları ve kadınların sokak mücadelesinden tasfiye etmesindeki bahane olarak kullandığı bir durum haline geldi. Sokak mücadelesi tabii ki çok zorlandı ama buna rağmen barış talebinden hiçbir zaman vazgeçmedi” şeklinde konuştu.
KOLEKTİF EMEK ÜRÜNÜ BİR BELGESEL
Yönetmen Pelin Anılan, “Bu katliamın ardından tek başına o gün orada kendini patlatan canlı bombalar olmadığını biliyoruz. Bir yandan kamu görevlileri, devletin sorumluluğu ve bütün bunlara rağmen adaletin yerini bulamaması önemli bir nokta” dedi.
“Herkes Biliyor” belgesel filminin kolektif emeğin sonucu olduğunu söyleyen Pelin Anılan, “Çok fazla insanla tanıştık. Bu belgesel zaten temelde avukat komisyonunun talebi ile ortaya çıkan bir ürün oldu. Daha sonra 10 Ekim’in hafızalarda kalmasını isteyen, 10 Ekim adalet mücadelesini sürdürmek isteyen hem kültür sanat alanından hem sinema ve sivil toplum alanlarından hem de komisyonun kendi çevresinden çok fazla destek ve katkı gördük” şeklinde konuştu.
‘YOLA ÇIKTIĞIMIZ DUYGU ÖFKEYDİ’
Belgeselin adının hikayesine değinen Pelin Anılan, “Bu belgesel neredeyse iki yılda tamamlandı. Biz arşiv görüntülerini izlerken bir yandan da belgeselin adını düşünüyorduk. Basın açıklamalarının çoğunda ‘Herkes biliyor’ ifadesi geçiyordu. 11 yıldır bu mücadeleyi veren herkes şunu vurgulamıştı; failleri biliyoruz, devletin sorumluluğunu biliyoruz, engellenebilir bir katliam olduğunu biliyoruz…” dedi. Pelin Anılan, belgeselin izleyicide “Öfke” duygusunu canlı tutmasını istediklerini belirterek, “Biz belgesel hakkında konuşurken dramatik ve ajitatif ögeler olmasın dedik. Göz göre göre gelen bu katliamın önlenebilir olduğunu, katliama izin verildiği ve devletin kendi vatandaşlarına yaptığını göstermek istedik. O yüzden bizim de yola çıktığımız duygu öfkeydi” ifadelerini kullandı.







