Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Türkiye’de basın özgürlüğü, LGBTİ+ hakları ve yerel demokrasi alanlarında yaşanan gelişmelerin ülkenin AB’ye katılım hedefiyle arasındaki mesafeyi açtığını söyledi. Türkiye’nin üyelik müzakereleri ise yıllardır fiilen durmuş durumda.
HABER MERKEZİ- Avrupa Birliği, Türkiye’de demokratik standartlara ilişkin kaygılarını bir kez daha dile getirdi. AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, bugün Edirne’de gazetecilere yaptığı açıklamada, hak ve özgürlükler alanındaki kısıtlamaların Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik hedefini daha da zorlaştırdığını belirtti.
Kos, “Demokratik standartlara ilişkin kaygılarımız sürüyor” diyerek basın özgürlüğünü, LGBTİ+ bireylerin haklarını ve yerel demokrasiyi etkileyen son gelişmelerin Türkiye’nin AB’ye katılma hedefiyle arasındaki mesafeyi büyüttüğünü ifade etti.
AFP’nin geçtiği habere göre Kos’un açıklamaları, Ankara ile Brüksel arasındaki ilişkilerde uzun süredir devam eden siyasi anlaşmazlıkları yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye’nin AB üyelik başvurusu 1987’ye uzanırken ülke, 1999’da aday statüsü kazandı.
Katılım müzakereleri 2005’te başladı ancak demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklar konusundaki sorunlar nedeniyle Haziran 2018’den bu yana fiilen ilerlemiyor.
BRÜKSEL’İN ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Avrupa Birliği’nin eleştirileri, yalnızca basın özgürlüğüyle sınırlı değil.
Brüksel, yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü, siyasi örgütlenme hakkı ve muhalefet üzerindeki baskılar konusunda da Türkiye’den reform bekliyor.
Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerinde, terörle mücadele mevzuatının geniş yorumlanması, gazeteciler ve muhalif siyasetçiler hakkındaki soruşturmalar ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması uzun süredir gündemde olan başlıklar arasında yer alıyor.
ÜYELİK SÜRECİ ÇIKMAZDA
Türkiye, Avrupa Birliği için önemli bir ticaret ve güvenlik ortağı olmayı sürdürüyor. Bununla birlikte, üyelik müzakerelerinin yeniden ilerlemesi, AB’nin temel koşulları arasında yer alan hukukun üstünlüğü, demokratik kurumlar ve temel haklar alanlarında ilerleme sağlanmasına bağlı.
Brüksel’in son açıklamaları, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin yalnızca jeopolitik ve ekonomik çıkarlar üzerinden ilerleyemeyeceğini bir kez daha gösteriyor. Üyelik perspektifinin yeniden canlanması için siyasi diyalog kadar, demokratik standartlara ilişkin somut gelişmeler de belirleyici olacak.







