BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

350.org:

COP31 ortakları eko-kırımda da ortak

350.org:
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

350.org’un raporunda, Türkiye ile Avustralya arasındaki kömür ticaretinin Paris Anlaşması’ndan bu yana 75 milyon tonun üzerinde karbondioksit salımına yol açtığı öne sürüldü. İki ülkenin de henüz kömürden çıkış yönünde bir taahhüdü bulunmuyor

HABER MERKEZİ- Uluslararası iklim örgütü 350.org, COP31 eş başkanları Türkiye ile Avustralya arasındaki kömür ticaretine ilişkin yeni bir rapor yayımladı. “Kömür Ortakları” adlı raporda, iki ülke arasındaki kömür ticaretinin Paris Anlaşması’nın imzalanmasından bu yana 75 milyon tonun üzerinde karbondioksit salımına yol açtığı öne sürüldü.

BM Comtrade verilerine dayandırılan raporda, Türkiye ve Avustralya’nın kömürden çıkış için henüz resmi bir tarih açıklamadığına dikkat çekildi.

Yes to Life, No to Mining (Yaşama Evet, Madene Hayır) grubunun yayınladığı bir rapora göre ise, Avustralya’nın kritik mineralleri, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırımda kullandığı silahların üretimine doğrudan katkıda bulunuyor. Avustralya, ABD’li silah şirketi Lockheed Martin aracılığıyla İsrail’e sağlanan F-35 savaş uçakları için özel parçalar ihraç ediyor.

Avustralya, F-35’te de kullanılan bomba bırakma mekanizmalarında dünya tekeliyken, yine Avustralya’da madenciliği çokça yapılan bir kritik mineral olan titanyumdan üretilen uçak yapı bileşenleri bu ihracatın içinde. Bir F-35 jeti ise rapora göre yaklaşık 420 kg nadir toprak metali kullanılarak üretiliyor; Avustralya, bu alanda ABD için giderek daha önemli bir tedarikçi haline geldi.

Türkiye ise fosil yakıt üretimini, petrol ve kömür ticaretini ve LNG ithalatını da artırırken Türkiye’nin neredeyse tamamını potansiyel bir maden sahasına çevirmiş durumda. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren  Süper Talan Yasası ve karbon emisyon ticaretini yasalaştıran İklim Kanunu, iklim kriziyle mücadele değil, krizin fırsat olarak görüldüğüne delil niteliğinde.

Yalnızca Gabar’da 176 petrol kuyusu işleten Türkiye, Bakü Tiflis Ceyhan hattından İsrail’e gönderilen petrollerle de gündeme gelmişti. Fosil yakıt şirketlerinin Amed’deki işgal hazırlığı da, ekokırımcı TransAtlantic gibi şirketlerin saldırısıyla Amed’in tümünü yutacak boyutta.

Kasım ayında başlayacak COP31, bu gerçeklerin gölgesinde fosil yakıt ve enerji geçişi sermaye lobilerinin, küresel silah şirketlerinin ve devletlerin taraf olduğu bir zeminde gerçekleşecek; öte yandan yine aynı günlerde Halkların İklim Zirvesi, buna karşı harekete geçmeye hazırlanıyor.

×

Resmi zirve COP31 bu yıl 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da yapılıyor. Zirvenin yönetimindeki iki ülkeden Türkiye fosil yakıtlardan çıkış takvimini belirsiz bırakırken, Avustralya ise dünyanın en büyük kömür ihracatçısı. Bu ortaklık, kararların krizden etkilenenlerin yararına değil, yine kirletici sistemin çıkarlarına hizmet edeceğini gösteriyor.

Yeni Yaşam gazetesinde yer alan haberde rapora dair şu bulgular paylaşıldı:

  • Türkiye ve Avustralya, Ek-1 ülkeleri arasında kömürden çıkış için resmi bir tarih açıklamayan tek iki ülke konumunda.
  • Küresel kömür madeni projelerinin yüzde 56’sını elinde tutan Avustralya, dünyada en çok petrol ve gaz üreten ilk 15 ülke arasında üretimini 2015’ten bu yana yüzde 77 ile en hızlı artıran ülke durumunda.
  • Avrupa’nın en büyük kömür kaynaklı elektrik üreticisi olan Türkiye, güncellenmiş enerji planına göre 2035 yılına kadar kömür ve gaz kapasitesini yüzde 30 daha artırmayı hedefliyor ve 2035’e kadar yaklaşık 10 GW’lık yeni gaz santrali kapasitesine açıkça yer bırakıyor.

Rapor ayrıca, iki ülkenin yalnızca ikili kömür ticaretini derinleştirmekle kalmadığını, fosil yakıt ticaretini LNG’yi de kapsayacak şekilde genişlettiğini ve Paris Anlaşması’yla temelden uyumsuz ulusal iklim ve enerji politikaları sürdürdüğünü ortaya koydu.

COP31 EŞ BAŞKANLARINA ÜÇ MADDELİ ÇAĞRI

350.org rapor kapsamında Türkiye ve Avustralya başta olmak üzere COP31’e katılacak ülkelere üç alanda adım atılması çağrısında bulundu. Örgüt, enerji güvenliği ve enerjiye erişilebilirliği dikkate alan adil fosil yakıt geçiş planlarının hazırlanmasını, verilen taahhütlerin uygulamaya geçirilmesini ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesini istedi.

Raporda ayrıca gelişmiş ve yüksek emisyonlu ülkelerin, iklim krizinden daha az sorumlu gelişmekte olan ülkelere yeterli ve hibe bazlı iklim finansmanı sağlaması gerektiği savunuldu.

Benzer Haberler

Tutuklu avukat Mehmet Pehlivan:

'Uykumdan uyandırılıp araca bindirildim'

‘Hakemler Dosyası’ soruşturması

Hakem Yasin Kol ve yardımcı hakem Erel için tutuklama talebi

2 kişi öldü, 11 kişi kurtarıldı

Karadeniz'de Türkiye gemisine drone saldırısı iddiası

7 kişi aranıyor

Girne'deki gemi faciasında can kaybı 21'e yükseldi 

Hukuki güvence çağrısı: ‘Kimse belirsizliğe dönmez’

Bakırhan: İlk gelişlerin kışa kalmadan başlamasını bekliyoruz

Özgür Çelik’ten Ataşehir açıklaması:

'Sandıkla kazanamayacaklarını çökme girişimine başladılar'

‘Herkesçe uyulması gereken zorunlu hak niteliğindedir’

MHP'li Feti Yıldız'dan 'masumiyet karinesi' vurgusu

Ekrem İmamoğlu ile görüştü

Özgür Özel'den Silivri'ye ziyaret