
İran savaşının Irak’a düşen gölgesi ve Kürtlerin eşiği
28 Şubat’ta başlayan ve büyük ölçüde hava gücü üzerinden sürdürülen ABD-İsrail-İran savaşı, ateşkese rağmen sahada bir askeri tıkanmaya, masada ise bir siyasal kilitlenmeye dayanmış durumda.

Hak temelli faaliyet yürüten çeşitli STÖ’lerde gönüllü çalışmalar yürütmektedir. Diyarbakır Sinema Kulübü’nün Görüntü-İnsan-Mekân projesi kapsamında ürettiği kısa belgesel filminde aidiyet, mekân, göç ve kadın temalarını konu almıştır.
5 Haziran 09:36Bu yazı ile iktidarın ne kadar güçlü, yaygın ya da ürkütücü olduğunu yeniden anlatmayı amaçlamıyorum. Bu konuda zaten yeterince karamsar ve umutsuzluğa sürükleyen onlarca teşhis mevcut. Asıl sormak ve ardından anlatmak istediğim başka: Toplumun en ücra hücrelerine kadar nüfuz eden, ezici çoğunluğun bildiği ve rahatsız olduğu bu olgu karşısında neden müdahale edil(e)mediği?

28 Şubat’ta başlayan ve büyük ölçüde hava gücü üzerinden sürdürülen ABD-İsrail-İran savaşı, ateşkese rağmen sahada bir askeri tıkanmaya, masada ise bir siyasal kilitlenmeye dayanmış durumda.

İran savaşının Irak’a düşen gölgesi ve Kürtlerin eşiği
Hamaney’in ölümüyle başlayan süreç, Ortadoğu’da temel diye nitelendirilen taşları yerinden oynatırken, bu serencamın tam merkezinde yine Kürtler yer alıyor.

Ortadoğu’nun tarihsel eşiklerine ve kırılmalarına baktığımızda, büyük dizaynların ve toplum mühendisliği üzerinden inşa edilmeye çalışılan her sistemin zamanla hakikatin ortaya çıkışıyla birlikte…

2003’te Irak’ta savaşın bittiği ilan edildiğinde, gerçekten biten neydi? Saddam Hüseyin rejimi devrilmişti, evet; ama bir ülke kurtulmuş muydu?

Erken zaferlerin simülasyonunda hakikatin zamanı

Norm-dışı bir sahada normatif bir ihtimal: SDG neden hedefte?
SDG’nin özellikle hedef alınmasının nedeni yalnızca askeri değildir; bu şekilde okumak eksik ve indirgemeci bir değerlendirme olur.

Bugün Suriye sahası, klasik anlamda bir iç savaş alanı olmaktan çıkmış durumda.

Demokrasiyi seyretmek
İçinde yaşadığımız çağın korkunçluğu, şiddetin görünür ama müdahalenin neredeyse imkânsız, bilginin dolaşımda ama hakikatin askıda olmasıdır.