
Doğu Ergil yazdı
Muhafazakârlık ve yeni muhafazakârlık
Bugünün Türkiye’sinde muhafazakârlık artık yalnızca “geleneği koruma” arzusu değildir; modernleşmeyle yapılan sessiz bir pazarlıktır.

Siyaset bilimci, akademisyen ve yazar. Uzun yıllar üniversitelerde öğretim üyeliği yaptı. Çalışma alanları arasında etnik kimlikler, demokrasi, siyasal katılım, çatışma çözümü ve insan hakları yer alır. Türkiye’de toplumsal barış ve Kürt meselesi üzerine hazırlanan çeşitli akademik ve saha araştırmalarında yer almıştır. 1995 yılında TOBB Başkanlık Danışmanlığı görevindeyken Doğu Raporu’nu hazırladı. 45 kitap ve çeşitli dillerde yayımlanmış düzinelerce bilimsel makalesi ve kitap bölümü vardır.

Muhafazakârlık ve yeni muhafazakârlık
Bugünün Türkiye’sinde muhafazakârlık artık yalnızca “geleneği koruma” arzusu değildir; modernleşmeyle yapılan sessiz bir pazarlıktır.

Yaklaşık bir yıl öncesine kadar Abdullah Öcalan’ı “hain”, “bebek katili” ve “bölücü” olarak damgalayan bir kesimin/zihniyetin temsilcisi olarak sn. Devlet Bahçeli onun asılması için iple dolaşırdı.

Devlet Bahçeli, MHP ve Kürt sorunu: Çelişkiler, strateji ve olasılıklar
Bahçeli’nin ve MHP’nin Kürtlerle uzlaşmaya yönelmesi, yüzeyde çelişkili görünse de derin bir stratejik mantık içeriyor.

Türkiye bağlamında siyasallaşmış adaletin anatomisi
Modern dünyanın siyasal dönüşümü, yalnızca kurumların değil, hakikatin de erozyonu doğrultusunda.

Modern dünyanın siyasal dönüşümü, yalnızca kurumların değil, hakikatin de erozyonu doğrultusunda.

Dertliyim. Ama şimdi dile getireceğim dert çok kişiye abartılı, yapay ve de önemsiz gelecek. Yine de konu dil, kültür, psikoloji ve siyasetin kesişiminde duran bir meseleyse önemsenmeli.

“Sen”in görünmez ama dayanılmaz tahakkümü
Bazı durumlarda “sen” bir samimiyet göstergesi olabilir. Ama bu samimiyet, özgürlüğün bulunduğu, eşitler-arası ilişkiler bağlamında anlam taşır.

Türkiye'de sıradanlığın anatomisi: Vasatlığın felsefesi ve ahlaki bedeli
Sıradanlığa direnmek, gürültüyle değil, derinlikle mümkündür. Derinlik, bugünün dünyasında bir entelektüel lüks değil, ahlaki bir zorunluluktur.