
Akın Olgun yazdı
Rojava ve “yettiniz artık!” diyen sesler
İlk elden, Demirtaş’ın ve Kobanî davasının üzerindeki hukuksuzluğun son bulması, süreç için acil olan değil, olmazsa olmaz olandır bu yanıyla.

1975 yılında Ankara’da doğdu. 1990’larda siyasi faaliyetleri nedeniyle 7 yıl cezaevinde kaldı. 19 Aralık 2000 tarihinde adına “Hayata Dönüş” denilen kanlı operasyona maruz kalan tutuklulardan biri oldu. 2002 yılındaki tahliyesinin ardından İngiltere’ye yerleşti. Akın Olgun çeşitli haber portallarında ve sitelerinde köşe yazarı olarak, insan hak ve özgürlüklerini konu alan yazılarıyla, düzenli olarak okurlarıyla buluştu. Cezaevi ve ölüm oruçları sürecini anlattığı ilk kitabı Adları Saklıdır dışında, Ecel Öyküleri, Karanfil Mevsimi, Kül Sesleri, Elalem, Tahtakuruları ve Kargalar Meclisi isimli beş kitabı bulunmaktadır. Olgun’un kitapları dışında İngiliz Film Enstitüsü’nün desteğiyle Kül Sesleri ve Elalem kitaplarından uyarlanan Beyaz ve Elveda isimli kısa filmleri yayınlandı. Ardından senaristliğini ve yapımcılığını üstlendiği kısa filmi Fısıltılar, Feel The Reel International Film Festivali’nden ödülle döndü.

Rojava ve “yettiniz artık!” diyen sesler
İlk elden, Demirtaş’ın ve Kobanî davasının üzerindeki hukuksuzluğun son bulması, süreç için acil olan değil, olmazsa olmaz olandır bu yanıyla.

“Artık dert anlatmayacağız” diyen ses bir Kürde ait. “Yeter be!” diyen ses de, “yettiniz artık!” diyen de. Siz bu sesleri on binler, yüz binler, milyonlar olarak düşünün.

Rojava’ya dönük saldırıların, yok etme kuşatmasına dönüşmesi, Halep’te başlayan ve “süpürme” olarak da tarif edilebilecek yaklaşımın Türkiye üzerinden Şam’a devredilmesi, uluslararası aktörlerin bölge…

Rojava ve “şişeden çıkan cin”ler

Bir bam teli olarak Rojava

Şara için, Batı'nın yarattığı en çiğ manipülasyonlarından biri olduğunu söyleyebiliriz.

Halep’in iki Kürt mahallesine dönük geçici Şam hükümetinin katliam operasyonu, hem Kürt siyaseti hem bölge siyaseti hem de Türkiye siyaseti açısından, birçok başlığın yeniden konuşulması ve…

Halep ve “yazılmadan önce yaşanacak” olan hakikat…