Hediye Levent
Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki tansiyon tırmanmaya devam ediyor. Son olarak Husiler, Suudi Arabistan’daki petrol tesislerinin ve havaalanlarının ‘meşru’ hedef olduğunu duyurdu. Suudi Arabistan Yemen’deki askeri faaliyetlerine son verene kadar saldırıların süreceğini duyuran Husiler, Yemen içinde de Riyad destekli koalisyona karşı ilerlemeye devam ediyor.
Yemen içindeki durumdan başlayarak genel duruma göz atmak “Husiler neden saldırılarını yoğunlaştırdı?” ya da “Suudi Arabistan’ın politikası ne?” gibi soruları cevaplamaya yardımcı olabilir.
Yemen’de Husilerle Riyad destekli koalisyon arasındaki savaşın göbeğinde elbette Bab El Mendeb Boğazı’nın kontrolü var ancak boğazı ele geçirmek yetmez; elde tutmak da gerekir. Bu nedenle Husiler Bab El Mendeb’i güvence altına almak, boğaza uzanan hatları kesmek ve koalisyonun olası karşı harekatlarını zorlaştırmak için Taiz’e yöneldiler. Taiz’i en az 30 farklı noktadan kuşatmış olan Husiler kente uzanan askeri-sivil lojistik hatlarını sıkı sıkıya denetliyor. Taiz’i ele geçirmek Husilere sadece Bab El Mendeb çevresinde çok geniş bir bölgeyi kontrol etme avantajı vermeyecek aynı zamanda koalisyonun kalesi durumundaki Aden kentine uzanan yolları da kesmelerini sağlayacak. Sonuçta Bab El Mendeb Kızıldeniz’in kapısıysa Aden Körfezi o kapıya açılan deniz yolları demek!






