Gökçer Tahincioğlu
Böyle açıklamaları sık duyarsınız:
“84 yıl içerisindeki en yoğun yağış miktarı, bir anda barajlardaki seviye bile yüzde 7 arttı.”
İnsan, ne yaparsa yapsın felaketlere karşı belli bir noktada çaresiz elbette!
Ama o çaresizlik doğanın eşsiz gücünden kaynaklı, yaptıklarından, yapmadıklarından değil.
Doğanın talan edilmesi, rant merakı, kentlerin betona boğulması, gerisinin çok da umursanmaması o çaresizliğin nedenleri değil…
Ne ekerseniz onu biçiyorsunuz özetle bazen.
Bu nedenle demokrasiler denge-denetleme mekanizmaları kuruyor.
Demokrasinin sandıktan ibaret kalmaması, kurumların insanların başta yaşam ve özgürlük hakkı olmak üzere haklarını koruması, iktidarın gücü karşısında insanların çıplak ve savunmasız bırakılmaması için…
O kurumlar çalışmadığında demokrasinden söz etmek de mümkün olamıyor zaten.
Misal, Anayasa Mahkemesi…






