BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Cumartesi anneleri 1125’inci haftada:

Fehmi Tosun'a ne oldu?

Cumartesi anneleri 1125’inci haftada:
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin bin 125’inci haftasında Fehmi Tosun için buluştular: Sorumlular yargılansın, kayıpların akıbeti açıklansın!

HABER MERKEZİ-  Cumartesi Anneleri, gözaltında zorla kaybettirilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak için İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek eylemlerinin bin 125’incisini gerçekleştirdi.

Bu haftaki eylemde, 31 yıl önce kaybedilen Fehmi Tosun’un hikayesi okundu. Çok sayıda hak savunucusunun da destek verdiği eylemde basın açıklamasını Cumartesi İnsanları’ndan İkbal Eren okudu.

Fehmi Tosun’un 35 yaşındayken, 19 Ekim 1995 sabahı yakın arkadaşı Hüseyin Aydemir ile birlikte Avcılar’daki evinden ayrıldığını hatırlatan İkbal Eren, aynı günün akşam saatlerinde sivil giyimli, silahlı ve telsizli üç kişinin Fehmi Tosun’u beyaz bir Renault araçla evinin önüne getirdiğini belirtti. Fehmi Tosun’un ailesini görünce “Beni öldürecekler” diye bağırdığını ve ailesi yanına koştuğu sırada zorla araca bindirilerek götürüldüğünü aktaran İkbal Eren, eşi Hanım Tosun’un karakola giderek kaçırılma olayını bildirdiğini ve aracın plakasını polislere verdiğini hatırlattı. Polislerin herhangi bir işlem yapmadığını kaydeden İkbal Eren, “Hanım Tosun ve İnsan Hakları Derneği, olayın aydınlatılması için tüm yasal yollara başvurdu. Ancak Fehmi Tosun’un gözaltına alındığı inkâr edildi” dedi.

AİHM KARARINA KARŞIN İLERLEME SAĞLANMADI

Ailenin iç hukuk yollarından sonuç alamaması üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğunu hatırlatan İkbal Eren, “2003 yılında sonuçlanan davada Türkiye hükümeti, soruşturmanın yetersiz kaldığını ve yaşam hakkını güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2’nci maddesi bakımından ihlal bulunduğunu kabul etti. Benzer olayların önlenmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağı yönünde taahhütte bulundu. Ancak bu kabul, etkin bir soruşturmayla ve sorumluların yargılanmasıyla tamamlanmadı. Fehmi Tosun’un akıbetini ortaya çıkarmak ve sorumluları belirlemek için gereken adımlar atılmadı” ifadelerini kullandı.

HANIM TOSUN: BARIŞTAN, ADALETTEN BAHSEDECEKSENİZ CUMARTESİ ANNELERİ’NDEN DE BAHSEDECEKSİNİZ

Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ise şunları söyledi:

“Tekrar tekrar devlete sesleniyorum: Siz adaletten, yargıdan, hukuktan bahsetmeyin. Yeter artık, bıktık. Eğer gerçekten adaletten bahsediyorsanız Galatasaray’a bakın. Neden bu bariyerleri burada kurdunuz? Neden bariyerlerin önündeyiz? Biz burada adaletten bahsediyoruz. Biz hukuktan bahsediyoruz. Biz burada kimseye hakaret etmiyoruz. Biz gerçekleri konuşuyoruz. Biz kayıplarımızı istiyoruz. Ne oldu onlara? Nereye gömdünüz? Biz yüzlerce, binlerce kayıptan bahsediyoruz. Biz adalet istiyoruz. Kimseye hakaret etmiyoruz. Tekrar tekrar yetkililere sesleniyorum. O gizlenen dosyalar var; numaraları devletin arşivlerinde, Meclis’te duruyor. Bunu çok iyi biliyoruz. Eğer barıştan, adaletten bahsediyorsanız önce Cumartesi Anneleri’nden bahsedeceksiniz. Bir an önce bize bir mezar taşı göstermek zorundasınız. Arşivlerinizi açmak zorundasınız. Ondan sonra adaletten, barıştan bahsedin. Faillerin de yargılanmasını istiyoruz. Bir tane kayıp kalana kadar ve failleri yargı önüne çıkarana kadar biz meydanlarda sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”

Dosya avukatlarından Eren Keskin de Adalet Bakanı’nın “yeni delilleri araştırıyoruz” sözünü anımsatarak,  “Oysa Fehmi Tosun dosyası, kendi delillerini ortaya koyan bir dosya. Kaçırıldığı aracın plakası ortada. Aile, plakayı yıllarca yetkililere bildirdi ve bu delillerin kabul edilmesi için mücadele etti. Fail, kendi el yazısıyla verdiği dilekçede bu suçu işlediğini kabul etti. Buna rağmen dosyayı sorgulamayan savcılar, davayı açmayan hâkimler, işkenceyi belgelemeyen adli tıp ekipleri bu sistematik saldırının sorumlularıdır. Yeni bir süreç başladı. Devlet, kaçırılanların dosyasını araştırırken Kaşif Kozinoğlu’nun dosyasına gösterdiği ilgiyi Fehmi Tosun dosyasına da göstersin. Bu dosya da aynı ciddiyetle araştırılsın, hakikat ortaya çıkarılsın ve adalet sağlansın.” diye konuştu.

Eylem, karanfillerin Galatasaray Meydanı’na bırakılmasıyla sona erdi.

Benzer Haberler

14 yaşındaki çocuk hayatını kaybetmişti

Otoparkın İsmailağa tarafından kaçak işletildiği ortaya çıktı

Kanser tedavisi görüyordu

Keldani Katolik Kilisesi Ruhani Lideri Anar yaşamını yitirdi 

Tayip Temel’den Uçum’a yanıt:

'İlk günden itibaren tahrik edici bir çaba içindesiniz'

Türkiye ile Şengal, Suriye ile sınır konuşuldu

Irak Başbakanı Zeydi, Fidan ve Şeybani ile görüştü

‘Örgütün silahları tamamıyla bıraktığı tescil edilmezse…’

Kurtulmuş: Çerçeve yasaya rağmen adımlar atılmayacak