Libya açıklarında yürütülen kurtarma operasyonunda iki ayrı tekneden 101 kişi alındı. Alman sivil toplum kuruluşu Sea-Watch, ilk müdahale sırasında altı silahlı kişinin bulunduğu sürat teknesinin kurtarma faaliyetini engellemeye çalıştığını bildirdi.
HABER MERKEZİ- Alman sivil toplum kuruluşu Sea-Watch’ın işlettiği Sea-Watch 5, 20 Ekim Salı günü Akdeniz’in orta kesiminde gerçekleştirdiği kurtarma operasyonlarında 101 göçmeni güvenli biçimde gemiye aldı. Kuruluşun açıklamasına göre gemiden kurtarılanlar arasında çocuklar ve hamile bir kadın da bulunuyordu.
Sea-Watch’ın sosyal medya üzerinden duyurduğu operasyonda ilk olarak, cam elyafından yapılmış küçük bir teknede bulunan 65 kişi kurtarıldı.
Saatler sonra düzenlenen ikinci müdahalede ise 36 kişi daha gemiye alındı.
Great news: 101 people are aboard our Sea-Watch 5! Our crew has just rescued another 36 people, including children & pregnant women. Together, survivors and crew are now heading to Crotone – the port assigned by Italy, days of travel away. But today, we celebrate 101 lives saved! https://t.co/fftLek63CB pic.twitter.com/mXmPKkvq10
— Sea-Watch International (@seawatch_intl) October 20, 2026
Sea-Watch ekibi, göçmenleri taşıyan tekneye altı silahlı kişinin bulunduğu bir sürat teknesinin yaklaştığını ve müdahalede bulunmaya çalıştığını bildirdi. Kuruluşun açıklamasına göre olay, kurtarma operasyonunun güvenliğini tehlikeye soktu.
LİBYA AÇIKLARINDA ARTAN BASKI
Akdeniz’in orta kesimi, Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin kullandığı başlıca güzergahlardan biri olmayı sürdürüyor. Denizi geçmeye çalışan teknelerin çoğu yetersiz donanımla yola çıkarken, sivil toplum kuruluşlarının kurtarma gemileri de zaman zaman silahlı müdahale ve tehditlerle karşılaşıyor.
Sea-Watch, 11 ve 12 Ekim’de de benzer sorunlar yaşadığını açıklamıştı.
Kuruluşun verdiği bilgiye göre Sea-Watch 5 ve Aurora 2, 48 saat içinde beş ayrı tekneden toplam 227 kişiyi kurtarmıştı. Bu operasyonlardan birinde telsiz üzerinden Libya donanmasına bağlı olduğunu söyleyen bir kişi, kurtarma ekibini Trablus’ta yargılanmakla tehdit etmişti.
26 Ağustos’ta ise Louise Michel adlı insani yardım gemisi, Libya kıyılarından açılan ateşin hedefi olmuştu. Gemi, tehlikedeki göçmenlere yardım etmeye çalışıyordu. Olay sırasında teknedeki kişilerin Libya Sahil Güvenlik güçlerince alındığı bildirilmişti.
Bu olaylar, Avrupa Birliği ve İtalya’nın Libya makamlarıyla göçü önleme alanındaki işbirliğini de yeniden tartışmaya açıyor.
2017’de imzalanan İtalya-Libya mutabakatı ve Avrupa’nın Libya’daki deniz güvenliği birimlerine sağladığı destek, göçmenlerin denizde durdurulması ve Libya’ya geri götürülmesi uygulamalarının temel unsurları arasında yer alıyor. İnsan hakları örgütleri, Libya’ya geri gönderilen kişilerin kötü muamele ve keyfi gözaltı riskiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekiyor.
İTALYA’DAN ‘UZAK LİMAN’ UYGULAMASI
Kurtarma operasyonlarının ardından yaşanan bir başka sorun da gemilerin hangi limana gönderileceği.
İtalyan makamları, Sea-Watch 5 için Libya açıklarındaki müdahale bölgesinden uzakta bulunan Crotone Limanı’nı belirledi. Sea-Watch’a göre yolculuk yaklaşık üç gün sürecek.
Sivil kurtarma kuruluşları, uzak limanlara yönlendirilmenin yakıt ve işletme maliyetlerini artırdığını, gemilerin kurtarma bölgesine dönmesini geciktirdiğini savunuyor. İtalyan hükümetinin uygulaması ise insani yardım gemilerinin faaliyetlerini kısıtlayan göç politikalarının bir parçası olarak eleştiriliyor.
Akdeniz’de kurtarma faaliyetleri yürüten kuruluşlar, denizde tehlikede bulunan kişilere yardım etmenin bir siyasi tercih değil, insani ve hukuki bir yükümlülük olduğunu vurguluyor. Buna karşılık Avrupa ülkeleri, göç hareketlerini sınırlandırma ve deniz yoluyla düzensiz geçişleri azaltma politikalarını sürdürüyor.







