Mahir Çayan’ı anlatan “Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar” kitabı toplatıldı. Kitapta, Öcalan’ın Mahir Çayan’la ilgili konuşmalarından derlenen yazısı da bulunuyordu. Dipnot Yayınlarından yapılan açıklamada “Kitaplar suç aleti, düşünceler suç delili değildir” denildi.
HABER MERKEZİ – Dipnot Yayınları tarafından haziran ayında yayımlanan “Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar” başlıklı kitap hakkında Ankara 8’inci Sulh Ceza Hâkimliği tarafından toplatma kararı alındı. Kararda, “örgüt propagandası” yapıldığı ileri sürüldü.
Kitabı hazırlayan Dipnot Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Emirali Türkmen hakkında ise “örgüt propagandası” gerekçesiyle dava açıldı. Duruşma 23 Şubat 2027 tarihinde görülecek.
KİTAPTA ÖCALAN’IN YAZISI DA VAR
Kitapta, Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) kurucusu Mahir Çayan’ın toplu yazılarının yanı sıra Çayan’ın düşünceleri ile mücadelesi hakkında birçok ismin yazıları yer alıyor. Kitapta Abdullah Öcalan’ın çeşitli konuşmalarında Çayan ile ilgili yaptığı değerlendirmelerden derlenen yazısına da yer verilmişti. Kitaba destek veren yazarlar şöyle: Ertuğrul Kürkçü, Mahir Sayın, İlkay Alptekin Demir-Necmi Demir, Abdullah Öcalan, Mahmut Memduh Uyan, Merih Cemal Taymaz, Işık Ergüden, M. Ender Öndeş, Emir Ali Türkmen.
‘HİÇBİR BASKI, HAKİKAT ARAYIŞINI DURDURAMAZ’
Dipnot Yayınları “Çayan” kitabının toplatılmasına dair yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Bir kitabın toplatılması, yalnızca basılı bir eserin okurla buluşmasının engellenmesi değil, aynı zamanda düşüncenin dolaşımına, tarihte olan bitenlerin tartışılmasına ve toplumun kendi geçmişiyle yüzleşme hakkına yönelik bir müdahaledir. Oysa kitaplar suç aleti, düşünceler suç delili değildir” denildi.
“Özgür, demokratik ve eşitlikçi bir ülke ve dünya için yeni fikirlerin üretilmesine ve tartışılmasına destek olmaktan vazgeçmeyeceğiz” denilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
“Ülkemiz tarihinin belli bir dönemine damgasını vuran toplumsal ve siyasal hareketleri yasaklarla unutturmaya çalışmak, bu hareketlerin bugüne uzanan tarihsel sonuçlarını toplatma kararlarıyla ortadan kaldırmak mümkün değildir. Hiçbir yasak, fikirlerin toplum içinde dolaşımını ve tartışılmasını bütünüyle engelleyemez; hiçbir baskı, hakikat arayışını durduramaz. Halkın eleştirel ve muhalif fikirlere erişiminin engellenmesine, kitapların suç unsuru gibi gösterilmesine ve yayıncılığın baskı altına alınmasına sessiz kalmayacağız. Biz, kitapların ve fikirlerin yasaklanmadığı, özgürce tartışıldığı bir toplumdan yanayız. Geçmişi sorgulayan, bugünü anlamaya çalışan ve özgürlükçü/eşitlikçi/ barışçıl bir toplumun ancak fikirlerin özgürce tartışılması temelinde kurulabileceğine inanıyoruz.”







